Ana Sayfa Hakkımızda Katkıda Bulunanlar İletişim
 
Kongre ve Sempozyum
Yararlı Bilgiler
Spor Bilim
Dergiler
Sağlıklı Yaşam
Spor Kültürü ve Olimpiyatlar
Temel Bilgiler
Toplumsal Boyutlarıyla Spor
 
Yararlı Bilgiler
SPORLA İLGİLİ LİNKLER
MEVZUAT-YÖNETMELİKLER
SPOR SÖZLÜK, FORMÜL VE ÇEVRİMLERİ
REKORLAR
 
 
E-List
  Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
 
 

SBD OLİMPİYAT DEĞERLENDİRMESİ

SPOR BİLİMLERİ DERNEĞİ

“2012 LONDRA OLİMPİYAT OYUNLARI DEĞERLENDİRME TOPLANTISI”

 

SONUÇ BİLDİRGESİ

 

2012 Londra Olimpiyat Oyunlarında ülkemiz gerek katılım gerekse madalya açısından

önemli beklentiler içerisindeydi. Sonuçlar incelendiğinde bu Olimpiyatlarda katılımcı olarak

önemli bir sayıya ulaşmamıza karşın madalya sayısı açısından beklentiler yeterince

gerçekleşmemiştir. Elbette ki bunun birçok nedeni olabilir. Önemli olan, Olimpiyat oyunlarını

analiz etmek ve bir sonraki oyunlar için önlemler alarak çıtayı biraz daha yükseltmektir. Bu

bağlamda, Spor Bilimleri Derneği olarak sorumluluk üstlenerek üyelerimizin katılımı ile bir

değerlendirme toplantısı düzenledik. Toplantıya Londra Olimpiyat Oyunlarına katılmış bazı

sporcular ve konuya ilgi duyan bazı gazeteciler de katıldılar. Toplantı katılımcılarının görüşleri

“sorunlar”

ve “çözüm önerileri” şeklinde iki başlık altında özetlenmiştir.

A. Sorunlar:

A.1. Londra Olimpiyat Oyunları İle Doğrudan İlgili Konular

A.1.1.

Toplantıda 2012 Olimpiyat Oyunları ve Paralimpik Olimpiyat Oyunları öncesinde, bazı

konular hariç, genel olarak gerek federasyonlar gerekse Spor Genel Müdürlüğü’nün sistemli

bir hazırlık süreci içinde olmadığı görüşü ağırlık kazanmıştır. Bununla bağlantılı olarak

belirtilen diğer bir sorun da yönetim ve organizasyon ile ilgilidir. Katılımcılar, Londra’da

yönetim ve organizasyonla ilgili bazı sorunların yaşandığını somut örneklerle dile

getirmişlerdir. Vurgulanan diğer bir sorun ise Olimpiyat kafilesinde görev yapan kişilerin

görev tanımlarının somut bir şekilde yapılmadığı şeklindedir.

A.2: Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi İle

İlgili Konular

A.2.1.

Genel anlamda bakıldığında Olimpiyatlara özgü sporcu ve antrenör eğitiminde eksiklik

olduğu vurgulandı. Sporcu ve antrenör eğitiminde var olan sıkıntılar uzun dönemde doğal

olarak madalya sayısına yansımaktadır. Sporcu eğitimi ile bağlantılı olarak dile getirilen diğer

bir sorun; Milli Eğitim Bakanlığı’nın sisteminin performans sporcusu adayının seçilmesi ve

sporcunun yetişmesini desteklememesidir. Örneğin, okullardaki yetenekli sporcuların seçilip

kulüplere yönlendirilmelerinde sistematik bir yapı gözlenmemektedir. Sporcu eğitim

merkezleri de etkili şekilde çalışmamaktadır. Sporcularla çalışan teknik elemanlar ve

antrenörlerde gözüken eksiklikler de bunlara eklenince bağlantılı sorunlar zinciri oluşmakta

ve Olimpiyat Oyunlarındaki madalya sayısı azalmaktadır. Çoğu federasyonun stratejik

planının olmaması ya da planın yeterli olmaması ise uzun, orta ve kısa dönemli başarı

hedeflerinde belirsizlik yaratmaktadır.

A.2.2.

Ödüllendirme sisteminde sıkıntılar vardır. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar yüksek

miktarlarda sporcu ödüllendirmesi bulunmamaktadır. Genç yaşta yüksek miktarda para

ödülü verilmesi sporcuların sporu sürdürmeleri konusundaki motivasyonlarının kaybolmasına

neden olabileceği gibi sporu bırakma örnekleri de ortaya çıkabilir. Antrenör ve sporculara

verilen para ödülleri arasında da uçurum söz konusudur. Diğer bir ifade ile, sporculara çok

yüksek miktarda maddi ödül verilirken antrenörlere verilen ödül miktarı düşüktür. Bu durum

antrenörlerin kendilerini geliştirme konusundaki motivasyonlarını olumsuz yönde etkiliyor

olabilir. Ayrıca, sporcuları yetiştiren antrenörlerin ödülden yararlanma şansları da

bulunmamaktadır.

A.2.3.

 

Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TMOK’un özellikle Olimpik spor etkinlikleri konusundaki

görev tanımları ve sınırları konusunda bir miktar karışıklık göze çarpmaktadır.

 

 

 

A.2.4.

Antrenörlük sistemindeki kademeli hiyerarşi Olimpiyat Oyunlarında

gerçekleşmemektedir. Diğer yandan, yabancı ve Türk antrenörlerin ücretleri arasında da

uçurum söz konusudur. Antrenörlükle ilgili diğer bir sıkıntı ise, sporcu ile çalışan antrenörün

bazen Olimpiyat Oyunlarına sporcusu ile birlikte gidememesidir. Bu durum, hem

ödüllendirme hem de antrenörlükteki kademeli hiyerarşi ile ilişkili gözükmektedir.

A.2.5.

Performans sporu ile ilgili paydaşların birlikteliğinde başarı ölçütleri belirlenmemiş

durumdadır. Burada şu soru sorulabilir: Ölçüt katılım sayısının fazlalığı mıdır, madalya sayısı

mıdır yoksa sadece altın madalya sayısı mıdır? Bu soruların cevaplarının aranmasında yarar

gözükmektedir.

B. Çözüm Önerileri:

Bu başlık altında; sporcu, antrenör ve destek ekibi eğitimi alt başlıkları

yer almaktadır.

B.1. Sporcu, Antrenör ve Destek Ekibi Eğitimi

B.1.1. Yetenek seçimi ve yönlendirme:

Yatılı İlköğretim Bölge Okulları (YİBO), spor ilköğretim

okulları şeklinde saha-malzeme ve araç-gereç ile yetkin Beden Eğitimi Öğretmeni ve

Pedagojik Formasyonlu (İlköğretim çağı antrenörlüğü eğitimi almış) antrenörlerle donanımlı

hale getirilirse, yetenekli sporcu adaylarının seçilmesi ve kulüplere yönlendirilmesinde

önemli bir adım atılmış olur. Yeteneğin seçimi ve yönlendirilmesi konusunda

 

yapılabileceklerden birisi; Türkiye’de her çocuğun 12 yaşına gelinceye kadar her yıl, yaşına

uygun yetenek taramasından geçebilme fırsatına sahip olabileceği bir sistemin

oluşturulmasıdır. Etik altyapısı hazırlanarak yapılandırıldığı takdirde e-okul sistemi bu konuda

önemli bir veri bankası olabilir. Ciddi bir güvenlikle saklanacak bu bilgiler sporcu altyapısına

sağlayacağı desteğin yanında eğitim, sağlık ve sanayi alanlarında da kullanılabilir. Bu şekilde

yapılacak çalışmalar ile 2020’de yarışacak olan sporcuların eğitimden geçirilmesi ve elit

seviyeye taşınması sağlanabilir. Okullarda yapılacak yetenek seçimi ve devamındaki sporcu

eğitiminin altyapısını oluşturmak için; her okula en az bir beden eğitimi ve spor öğretmeninin

verilmesinin sağlanması, okulların spora ilişkin altyapılarının güçlendirilmesi ve okullara her

yıl “beden eğitimi ve spor seti” nin gönderilmesi faydalı olabilir. Ayrıca, sporcu destek

ekiplerinin rasyonel şekilde seçilmeleri ve uzun süreli olarak sporcularla birlikte olmaları

sağlanmalıdır. Öneri olarak vurgulanan konulardan birisi de

“Türkiye’nin spora ayırdığı

kaynaklarını, yabancı sporculara harcamak yerine kendi sporcularına ve onların yetişmesi ve

gelişmesine yöneltmesi”

idi. Bu konudaki uzun dönemli planlamanın önem arz ettiği

söylenebilir. Son olarak değinilmesi istenilen konulardan birisi de, okullara koçluk sisteminin

de getirilerek sporcu adaylarının seçimi, eğitimi ve kulüplere yönlendirilmeleri konusunda

bunların yardımının sağlanmasıdır.

B.1.2. Sporcu eğitimi ve elit sporcular:

Bölgesel donanımlı elit sporcu merkezlerinin (Olimpik

merkezler) kurulması, mevcut merkezlerin yeniden yapılandırılması, yetenekli sporcuların

yarışmaya başlama yaşından en az beş yıl öncesinden itibaren izlenmesi ve kayıt altına

alınması uzun dönemli planlama ve başarı için önem taşımaktadır. Bu sistem, spor dallarına

yönlendirilen yeteneklerin ihtiyaç duyulan eğitim sürecinin akabinde olası ulusal ve

uluslararası yarışmalara hazırlanmaları ve deneyim kazanmaları için altyapı görevi görecektir.

Sporcu eğitiminde dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de sporcu aileleri, kulüpler ve

okullar arasında işbirliğinin sağlanmasıdır. Çünkü, yaşam bir bütündür ve sporcu eğitimi

yapılırken onların eğitim konusundaki geleceklerinden de taviz verilmemelidir.

B.1.2. Antrenör ve destek ekibi eğitimi:

Antrenör eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi

gerekir. İlgili paydaşların kısa zamanda bu konuda ortak aklın ürünü bir proje ortaya

koymaları zaman kaybını önleyebilir. Antrenör yeterlik ve standartlarının tüm federasyon ve

spor yükseköğrenimi veren kurumlarda gözden geçirilmesi, hizmet içi eğitimlerle

güncellemelerinin yapılması, sporcular gibi antrenörlerin de düzenli şekilde izlenmesi ve

denetlenmesi önem taşıyan diğer bir konudur. Diğer yandan, antrenörlerin eğitimi ve

gelişimleri için ilgili paydaşlar ve federasyonların uygulanabilir projeler geliştirmelerinde

yarar gözükmektedir. Bu bağlamdaki önemli konulardan birisi; antrenör eğitimi ve

federasyonlardaki teknik ekibin seçilmiş üniversitelerde yüksek lisansa yönlendirilmeleri ve

masraflarının federasyonlar tarafından karşılanması önem arz etmektedir. Dahası, spor

dalına özel uzmanların yetiştirilmeleri bütüncül gelişim için önem taşımaktadır. Bunun için

spor yükseköğrenimi veren kurumların eğitim ve ölçme ve değerlendirme merkezleri olarak

destek vermesi sağlanabilir. Diğer yandan, üst kademe antrenör kurslarının sayısı artırılabilir

ve yabancı antrenörlerin Türk antrenörlerin eğitimine katkıda bulunmaları sağlanabilir.

Bununla bağlantılı olarak, antrenörlerin kendilerini bilimsel literatürden kopmadan sürekli

geliştirmeleri gerektiğini anlayıp bunu yapacak yeterliliklere sahip olurlarsa, Dünyayı

yakalayabilecek teknik ve yöntemleri sporcuları üzerinde uygulayabilirler. İlgili birimlerin bu

konuda gerekli çalışmaları yapmaları faydalı olabilir. Bu başlık altında konuya ilişkin diğer bir

önemli öneri ise, antrenör eğitiminin zaman içerisinde kademeli olarak üniversitelere

devredilmesinin sağlanmasıdır.

B.1.2.3. Ödüllendirme:

Öğrenci sporculara nakit para yerine eğitim bursu verilmesi onların,

eğitim açısından geleceklerini garantiye almak açısından önemlidir. Sporcu merkezli olan

ödüllendirme sisteminin gözden geçirilerek antrenörlerin ödüllerinin yeterli miktarda olması

sağlanabilir ve sistem dahilinde, sporcuyu yetiştiren antrenörlere de bir miktar ödül

verilebilir.

B.2. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve Diğer Paydaşlarla İle

İlgili B1 ve B2 Başlıkları Dışındaki Öneriler:

1. TMOK’un Olimpiyat sporcularının yetiştirilmesi, organizasyon vb konularda rolü

genişletilip federasyonlar ile daha fazla eşgüdümlü çalışması sağlanabilir.

2. Özellikle altyapıdaki sporcu sayısı konusunda düzenli ve nesnel istatistiklerin olması

elit sporcu seçimine giden süreçte önem taşır. Bu konuda Gençlik ve Spor

Bakanlığı’nın çalışmalarında olası bazı eksikliklerin olduğu göze çarpmaktadır.

Örneğin, bisiklette kadın-erkek sporcu sayısı 10 bin üzerinde görünürken, geçen yıl

aktif sporcu sayısının toplam 500 civarında olduğu söylenebilir. Bu konuda yaş ve

cinsiyete göre daha gerçekçi çalışmaların yapılması önem taşımaktadır.

3. Türkiye’nin sporla ilgili insan, ekonomik durum, tesis ve araç-gereç kaynakları

birleştirilip ortak koordinatörlüklerle yönetilmesi düşünülebilir.

4. Sporun yaygınlaştırılması, elit sporun geliştirilmesi, sporcu, antrenör ve halk eğitimi

için; bilgi teknolojileri ve spor eğitimi konularında uzman yükseköğretim kurumları ile

işbirliği yapılarak “uzaktan eğitim merkezleri” kurulabilir.

5. Federasyonların ve Olimpiyatlarla ilgili kurum ve kuruluşların stratejik planları ve

hedeflerinin daha uzun süreli olması sağlanabilir.

6. Antrenörler ve sporcularının da Olimpiyatlara ilişkin başarı hedeflerinin olması

sağlanabilir. Bu konuda sporculara ve antrenörlere hedef belirleme konusunda

eğitim verilebilir. Böylece her sporcu için, kendi yeterlilikleri çerçevesinde gerçekçi,

ölçülebilir, düzenlenebilir, spesifik, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek, o

hedefleri gerçekleştirmeye odaklanan bir spor yaşamı planlanabilir.

7. Spor Liselerinin varlığı sürecek ise “branş ağırlıklı” ama akademik eğitimden taviz

 

vermeyen kurumlara dönüştürülmesi sağlanabilir.

8. Sponsorluk desteği yaygınlaştırılarak 2016 ve 2020 Olimpiyat Oyunları için şirket

sporcularının yetiştirilmesi sağlanabilir. Örneğin, (X) şirketi (Y) spor dalında 2016 ve

2020 Olimpiyat Oyunları için gelecek vaat eden sporcuların tüm eğitim, antrenör,

yarışma, burs vb masraflarını üstlenebilir. Her spor dalında beş adet sporcu için özel

sektör desteği sağlandığında ve devlet desteği de buna eklenince Olimpiyat

Oyunlarında üst düzey başarı sağlanabilir.

9. Uzun dönemli stratejik planlama, sporcu eğitimi ve geliştirme ile sporcu sağlığı

konusunda bilim ve teknoloji desteğinden daha fazla yararlanılabilir.

10. Sporla ilgili kurum ve kuruluşların üniversite ile ilişkileri, takımların altyapılarını da

kapsayacak şekilde genişletilebilir.

11. Olimpiyat kafilesinde yer alan her paydaşa Olimpiyatların başlangıcından sonuna

kadar sahada, konaklama yerlerinde, sokakta, protokolde vb nasıl davranmaları

gerektiği konularında eğitim verilebilir.

12. Bilimsel çalışma yapan kurumlarla işbirliği yapılarak her düzeydeki veriler kayıt altına

alınıp, bunların analizleri yapılarak raporlaştırılmaları sağlanabilir. Bu, gelecekteki

gerekli kestirimler için altyapı oluşturabilir.

13. Spor Yüksekokulları’ndan yeterliğe sahip olanlar fakülteye dönüştürülüp yeniden

yapılandırılabilir ve belli bölgelerde Spor Bilimleri Enstitüleri ve Olimpiyat Hazırlık

Merkezleri kurularak sorun odaklı ve derinlikli araştırmalar yapılıp, araştırma

sonuçlarının pratiğe aktarılması sağlanabilir.


Sporbilim 2012