Ana Sayfa Hakkımızda Katkıda Bulunanlar İletişim
 
Kongre ve Sempozyum
Yararlı Bilgiler
Spor Bilim
Dergiler
Sağlıklı Yaşam
Spor Kültürü ve Olimpiyatlar
Temel Bilgiler
Toplumsal Boyutlarıyla Spor
 
Yararlı Bilgiler
SPORLA İLGİLİ LİNKLER
MEVZUAT-YÖNETMELİKLER
SPOR SÖZLÜK, FORMÜL VE ÇEVRİMLERİ
REKORLAR
 
 
E-List
  Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
 
 

SPORBİLİM DÜNYASINDA İZ BIRAKANLAR

KAYBETTİKLERİMİZ - İZ BIRAKANLAR

Ülkemizde sporbilim son 40 yılda popüler ve bilimsel temellerine oturmuş bir hale gelmeye başlamıştır.

Bu süreçte sporbilim dünyası, sporbilimine önemli katkıları olan bazı insanları yitirdi. Ayrıca ülkemizde sporun bilimsel temellerle yapılması noktasında öncülük görevi üstlenmiş, sürecin başlaması öncesi ve sırası önemli katkıları olmuş, sporbilimcilerin yetiştirilmesi noktasında emekleri olan, birçok büyüğümüz vardı. Bu bölümde bu değerli büyüklerimizden bazılarını anımsatmak istedik.

Unuttuklarımız ile ilgili geri dönüşlerinizi bekliyoruz. Değerli büyüklerimizi saygı ile anıyoruz:

Faik Üstünidman

1858'de İstanbul'da doğan Faik Üstünidman (Ali Faik Bey), Osmanlı bürokrasisinin önemli bir ailesine mensup olup, babası Maliye Nezareti'ne bağlı Düyun-ı Umumiye muhasebecilerinden Mesud Bey annesi ise Lalidur Hanımdı.

1870'te 12 yaşında iken Mekteb-i Sultani'ye giren Faik Üstünidman, burada geçirdiği 8 yıl boyunca özellikle jimnastiğe merak salarak, önce okulun ilk jimnastik hocası olan M.Curel'den ve daha sonra onun yerine gelen, önceleri yüzbaşı rütbesiyle Tophane Sanayi Mektebi' nde jimnastik ve yüzme hocalığı yapan Fransız M. Mouiraux'dan ve Harbiye'de jimnastik öğretmeni Martiettini' den dersler aldı. Mezun olduktan sonra Mekteb-i Sultani'ye Beden Eğitimi hocası olarak atanan Faik Üstünidman, Galatasaray Lisesi'nde tam 45 sene aralıksız hocalık yaptıktan sonra 1924'te emekli oldu.

1879'da Alman Elçiliği tarafından düzenlenen ve heyette Alman hocaların da yeraldığı bir sınavı kazanarak, Berlin Jimnastik Öğretmen Okulu'na giden Faik Üstünidman, burada kaldığı sürede beden eğitimi üzerine Batı'daki son gelişmeleri yerinde izlemiş, özellikle aletli ve aletsiz jimnastik hakkındaki yeni yöntemleri dönüşte Galatasaray Lisesi'nde tatbik etmek üzere öğrenmiş ve bizzat uygulamıştır.

Batılı anlamda ilk jimnastik kitabı olan Riyazet-i Bedeniyye ile Jimnastik Mecmua-i Eşkali adlı kitapların yazarıdır. Ekol olarak Alman ekolünü savunurdu. 2 Aralık 1942'de hayatını kaybetti.

Selim Sırrı Tarcan

1874 yılında Mora Yenişehir'de doğdu. Galatasaray Lisesi ve Mühendishane-i Berr-i Hümayun'u bitirdi. Lise yıllarında hocası Faik Üstünidman'dan jimnastik dersleri aldı. Bir süre Servet-i Fünun dergisinde spor bölümünü yönetti. O dönemde Galatasaray Lisesi öğretmenlerinden Juery ile iyi görüşen Selim Sırrı, Juery aracılığıyla Pierre de Coubertin ile temas kurdu.

Coubertin, Türkiye'nin de IOC'ye girmesini istiyordu. 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte harekete geçen Selim Sırrı, ilk Milli Olimpiyat Komitesi'ni kurdu. 28 Mayıs 1909'da Berlin'de yapılan Uluslararası Olimpiyat Komitesi toplantılarına katıldı ve aynı yıl İsveç Kraliyet Askeri Beden Eğitimi ve Jimnastik Akademisi'ne başladı.

1911'de akademiyi bitirip yurda döndü ve beden eğitimi öğretmeni olarak çalışmaya başladı. I. Dünya Savaşı nedeniyle 1918'de IOC üyeliğinden çıkarılan Türkiye'nin Milli Olimpiyat Komitesi de dağıldı.

1922'de Selim Sırrı'nın çabalarıyla Türkiye Milli Olimpiyat Cemiyeti tekrar kuruldu ve komitenin başkanlığına seçildi. "Prag Spor Pedagojisi Kongresi" adıyla yayımladığı kitabında, 1925 yılında yapılan VIII. Olimpik Kongrenin konuşmalarını yayınladı ve çeşitli konferanslarda "amatörlük, amatör sporcu ve spor müsabakaları” konularında keskin görüşler dile getirdi. 1926'da konuşmaları yüzünden TİCİ tarafından kınandı. Selim Sırrı bu olay karşısında TMOK Başkanlığı'ndan çekildi ve 1930'da Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyeliğinden de istifa etti. Cumhuriyet’in ilanına kadar çeşitli okullarda beden eğitimi öğretmenliğini sürdüren Selim Sırrı, 1924'te Beden Terbiyesi Başmüfettişi oldu.

1935'te bu görevinden emekliye ayrıldı ve bir dönem Ordu milletvekilliği yaptı. Yaşamı boyunca 58 kitap, 2500 makale ve yine pek çoğu spor konusunda 1520 konferans vererek erişilmesi güç bir rekora ulaştı. 2 Mart 1956 tarihinde kalp krizi sonucu vefat etti.

Naili Moran

1908‘de İstanbul’da,  son Osmanlı Sadrazamı Tevfik Paşa ile aynı kabinede Dâhiliye Nazırı olan Memduh Paşanın torunları ve Giritli Mustafa Naili Paşa’nın torun çocuğu  olarak dünyaya geldi.

Öğrenimine İstanbul Rumelihisarı’ndaki Kayalar İlkokulunda başladı,  daha sonra Caddebostan Amerikan Koleji ve Robert Kolej de okudu.  Yüksek tahsilini evvela Fransa’da Balzac Spor Enstitüsünde, daha sonra ABD de Chicago Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünde tamamladı.

Spor Kariyeri‘ ne Amerikan Kolejinde atletizm ve yüzme ile başladı,  Galatasaray Kulübünün Atletizm, Yüzme ve Sutopu takımlarında yer aldı.1927‘ de ve 1931‘ de Disk atma Türkiye rekortmenliğine ulaştı. 1931’de atletizm Milli takımına katıldı.Türkiye’nin ilk Yüzme Milli takımı ve Milli Sutopu takımlarında kaptanlık görevini yaptı. Modern atletizmin olduğu gibi modern Basketbolun Türkiye’de yerleşmesine öncülük etti ve 1936 Olimpiyatlarına katılan ilk Milli Basketbol takımının kaptanlığını yaptı.  Türkiye, ABD, Avrupa ve Asya’da toplam 481 maçta oynadı. Boks milli takımında muhtelif müsabakalarda dövüştü.

Öğrenciliği döneminde Galatasaray Voleybol B takımında ve Fransa’da ‘Olympique Nice’  Futbol takımında ve öğrenim gördüğü Chicago Üniversitesinin Amerikan futbolu takımında görev yaptı. Yöneticilik karyeri süresince Halkevlerinde spor yöneticiliği, Voleybol Milli ve FIBA  ( Uluslararası Basketbol Federasyonu ) kokartlı Basketbol Hakemliği, Atletizm Milli Takım Antrenörlüğü,  Atletizm İl Temsilciliği ve 19 yıl Atletizm Federasyonu başkanlığı görevlerini yürüttü.

Basketbol hakemliği döneminde 422 maç yönetmiştir.  Bunların biri de FIBA hakemi olarak yönettiği 1948 Olimpiyadı final maçı oldu.1948 Londra Olimpiyatlarına aynı zamanda Atletizm Federasyonu Başkanı olarak katılmış ve bu oyunlardan Türkiye Atletizm’de bir bronz madalya ile dönmüştür.  (Ruhi Sarıalp – Üç Adım)

Naili Moran 1964’te Uluslararası Rekreasyon Birliği Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmiş ve Konsey üyesi olduğu IAAF ( Uluslararası Atletizm Federasyonu )  daki uzun ve etkili çalışmalarından dolayı bu Kuruluş tarafından  ‘ Veteran ‘ payesine layik görülmüş az sayıda kişilerdendir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin Spor şubesini kurmuş ve bunun başkanlığını da, Atletizm Federasyonu Başkanlığı gibi 1968 yılındaki trafik kazasındaki vefatına kadar sürdürmüştür.

Cemal Alpman

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı yaptı. Spor Toto Genel Müdürlüğü yaptı. Tonguç ile beraber eğitim sistemimizin modernleştirilmesi noktasında önemli çalışmalara imza attı. Bu noktada Beden Eğitimi ve Spor’un önemini her platformda  söylemleri makaleleri, kitapları ile vurguladı.

Dr.Raşit Serdengeçti

1903 yılında İstanbul'da doğdu. 1925 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Mesleği dışında atletizm, basketbol, beyzbol, futbol, hentbol ve boks sporlarıyla da uğraşan Serdengeçti,

1934'te Dahiliye mütehassısı, 1949'da Haseki Hastanesi Dahiliye Klinik Şefi oldu. 8 yıl süre ile Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümün’de spor fizyolojisi ve hijyeni öğretmenliği, BTGM Sağlık Dairesi Başkanlığı yaptı.

1964-1965 yıllarında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanlığı görevini üstlenen Serdengeçti, Uluslararası Olimpiyat Hekimleri Birliği üyesi oldu ve Tunus'ta düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda Türkiye'yi temsil etti. Uluslararası spor hekimliği diploması olan Serdengeçti, Türkiye'de spor hekimliğinin kurucusu olarak tanındı.

Çeşitli gazete ve dergilere 250'yi aşkın makale yazdı, spor hekimliği ile ilgili kitaplar yayınladı. Türk sporuna, sporcusuna ve spor hekimliğine büyük hizmetleri olan Raşit Serdengeçti, 1979 yılında vefat etti.

Ülkemizde Spor hekimliği kavramını ise ilk kez dile getiren Dr. Raşit Serdengeçti olmuştur. Spor hekimliğinin kurucusu sayılan Dr. Raşit Serdengeçti, 1940'lı yıllarda Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nde (o zamanlarda Beden Terbiyesi Umum Müdürlüğü olarak bilinmekte) spor hekimliğinin kurumlaşması yönünde bir sağlık dairesi kurmuştur.

1964 yılında yayınladığı "Spor Hekimliği Nedir, Ne içindir ve Nasıl Teşkilatlanmalıdır?" başlıklı kitabıyla spor hekimliği konusunu yeniden gündeme getiren Serdengeçti, daha sonraki çalışmalara öncülük etmiştir.

 

 

Tevfik Böke

1910'da İstanbul'da doğan Böke, atletizme, öğrenimini yaptığı Deniz Harp Okulunda başladı, Fenerbahçe Kulübü'nde yetişip parladı. Uzun atlama ve 110 metre engelli koşuda büyük varlık gösterdi.

1936 yılına dek Türk Milli Atletizm Takımı'nda yer aldı. Uzun atlamada üç, 110 metre engelli koşuda iki Türkiye rekoru kırdı. 1939'da Berlin Yüksek Spor Akademisi'nden mezun oldu. Uzun yıllar Deniz Harp Okulu'nda beden eğitimi ve spor öğretmenliği yaptı. Kıdemli Albay rütbesinden emekliye ayrıldıktan sonra BTGM'nin çeşitli kademelerinde çalıştı. 1987 yılında İstanbul'da öldü.

Ruhi Sarıalp

1924 yılında Manisa'da doğdu. Atletizme Konya Askeri Lisesinde başladı. Oradan İstanbul'a Haydarpaşa lisesine geldi ve Fenerbahçe kulübünde koştu. 1945 yılında üç adım atlamada 14.77 cm'lik derecesiyle ilk Türkiye rekorunu kırdı. Bu dereceyi 1948 yılında 15 metre 7.5 cm'ye çıkardı.

1948 Londra Olimpiyatları'nda üç adım atlamada elde ettiği üçüncülük, Türkiye'nin atletizm olimpiyatlarında elde ettiği ilk madalya oldu.1950 Avrupa Atletizm Şampiyonası'ndaki üçüncülüğü de Türkiye'nin ilk Avrupa madalyası olma özelliği taşımaktadır.

1951 ve 1952 yıllarında Ordular Arası Dünya Atletizm Şampiyonaları'nda iki şampiyonluk kazanan ve bir dünya rekoru kıran Sarıalp, 1953 yılında koşmayı bıraktı.

Daha sonra Amerika'ya giderek 7 yıl kaldı ve spor ihtisası yaptı. Evli ve iki çocuk babasıydı. Yüksek Denizcilik okulunda beden eğitimi görevi yaptı. İ.T.Ü.'de bir dönem bölüm başkanlığı yaptı. Türk atletizminin en önemli isimlerinden birisidir.

Necmettin Erkan

1960’lı yıllara kadar dünyada kalp damar hastalıklarına yakalanan insanlara kesin yatak istirahatı veriliyordu. 1966 yılında Kuzey Amerika’nın Wisconsin Üniversitesi  Biyodinamik Laboratuarı’nda Prof.Dr.Bruno Balke yönetiminde “Koroner  Damar Hastalıklarından Koruyucu Egzersizler” adında bir çalışma başlatıldı. Bu çalışmada üniversitedeki 45-59 yaşları arasındaki 359 profesör çeşitli sağlık kontrollarından geçirilip, üç ayrı gruba ayrıldılar, ardından bir dizi egzersize tabi tutuldular. Düzenli aerobik egzersiz yaptırılan grupta, çalışmanın olumlu sonuçları ortaya çıktıktan sonra, yani düzenli egzersizin kalp damar hastalıkları riskini azalttığı bulunduktan sonra, başta Amerika’da olmak üzere tüm dünyada bir Sağlık İçin Spor çılgınlığı başladı. İşte yukarıda sözünü ettiğim bu çalışmayı yürüten grup içinde o zaman doktora çalışmasını yapmak üzere Amerika’ya gitmiş olan bir asker kökenli beden eğitimi öğretmeni (Yüzbaşı rütbesindeyken, ordudan ayrılmıştı) Necmettin Erkan da vardı...
Erkan orada doktorasını “Koroner Damar Hastalıklarının Erken Tanısında Hipoksik Egzersiz Testi” konusunda yaptı. 1969 yılında ülkemize döndü. Ankara 19 Mayıs Spor Akademisi başkanlığını yaptı. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (BTGM), Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Bölümü ve  ODTÜ Endüstri  Mühendisliği Bölümü’nde çalıştı...
Bir süre ODTÜ Rektör Yardımcılığı yaptı. Avrupa Konseyi ve Dünya Çalışma Örgütü (İLO) bünyesinde çeşitli uluslar arası projeleri yürüttü...
1970’li yılların başında o zaman yerel yayın yapmakta olan Ankara Televizyonu’nda “Sağlık ve Zindelik İçin Egzersizler” isimli  programlar yaptı...
1975-1982 yılları arasında TRT’de 100 kadar Yaşam Boyu Spor Programı yaptı...
Çeşitli kitaplar, makaleler yazdı. Çok sayıda seminer ve konferans  verdi. Uzunca bir süredir rahatsızdı. İzmir’de yaşıyordu...

1957 yılında büyük çabalarla kurulan Cimnastik Federasyonu ilk başkanı Necmettin Erkan ile çalışmalara başladı. Necmettin Erkan’ı 5 Eylül 2010’da kaybettik.

Dr.Adnan Orhun

Adnan Orhun Sivas’ın Kangal kasabasında dogup büyüyen mükemmel bir Anadolu insanıydı, alçak gönüllülüğü, sevecenliği, yardım severliği gözlerimin önünde hala ve her seyden daha da önemlisi hayatını spora adamış bir spor elçisiydi, Spordan önce Beden Eğitimi’ni savunan çağdaş bir insandı. Beden eğitimi ve spor eğitimini tamamladıktan sonra Viyana’da kendi alanında daha da gelişmek ve hele o yıllarda ülkemizde spor biliminden söz bile edilmediği bir zamanda kendini geliştirmek amacı ile Viyana üniversitesi Spor Bilimleri enstitüsünde eğitim görerek ülkemize geri dönmüştü ve aynı sıraları paylaştığı bir yığın Avusturyalı Dünya çapında spor bilimcisi arkadaşları vardı . Spor Pedagojisi ve Spor Felsefesi alanındaki ülkemizde ilk çalışmaları başlatanlardan biriydi.

Prof.Dr.Yaşar Sevim:

Prof. Dr. Yaşar Sevim, 10.06.1948 yılında Göksun’ da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Gaziantep’te tamamladı. 1969 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Beden Eğitimi Bölümü’nden mezun oldu. 1970-1974 yılları arasında Almanya Köln Yüksek Spor Okulunda (Deustche Sporthochschule Köln) Hentbol-Basketbol-Voleybol-Futbol üzerinde ihtisas yaptı. 1974-1996 yılları arasında Ankara 19 Mayıs Gençlik ve Spor Akademisinde ve Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak görev yaptı. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda Basketbol, Hentbol ve Antrenman Bilgisi derslerini yürüttü. Yüksek öğrenimdeki çalışma süresi içerisinde yurt dışı ve yurt içi spor dergilerinde 100’ün inceleme, yazı, makale ve spor konusunda 22 adet kitabı yayınlandı. Spor Bilimlerinde Doktora yaptı. Almanya ve ülkemizde Basketbol-Hentbol-Futbol oynadı ve Atletizm yaptı. Yıllarca yurt dışında ve ülkemizde 1.Deplasmanlı Basketbol liginde oynadı ve bu dalda Milli Sporculuk düzeyine erişti. Basketbol ve Hentbolde deplasmanlı ligde takım çalıştırmıştır.
Prof. Dr. Yaşar Sevim’in kazanmış olduğu başarılarından önemli en olanları, hentbolde 17 kez Türkiye Lig Şampiyonluğu, 15 kez Türkiye Kupası Şampiyonluğu,  6 kez GSGM Kupası, 6 kez Cumhurbaşkanlığı Kupası, 3 kez Başbakanlık Kupası kazanmış olması olarak sıralanabilmektedir. Hentbolde Antrenör olarak Avrupa Şampiyon Kulüpler kupasında takımını yarı finale taşıdı. Milli takımımızı Üniversiteler Dünya Şampiyonası’nda 1995 ve 1997 yıllarında Dünya 2.’liğine ulaştırdı. 1976 yılında Hentbol Federasyonu’nun kuruculuğu ve ilk Federasyon Başkanlığını yaptı. Hentbol Federasyonu’nun kurulmasından sonra yıllarca Milli Takımlar Teknik Direktörlüğünü de yürütmüştür. IHF Genel Sekreteri Max Rinkenburger 1977'de Almanya'nın Freiburg kentinde Federasyon Başkanı Yaşar Sevim'i 35 ülke temsilcisi önünde ödüllendirerek Türkiye'nin IHF'ye üyeliğini ilan etmiştir. Türkiye'de birçok ilke imza atan, seçkin Spor Adamlarının başında gelen Prof Dr. Yaşar Sevim, Gazi Üniversitesi Beden eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda Antrenörlük Eğitimi Bölüm Başkanı’dıydı. Yaşar Sevim 09.Şubat.2009’da aramızdan ayrıldı.

Prof.Dr.Faik İmamoğlu

Trabzon’da doğdu. İstanbul Gençlik ve Spor Akademisi’ni bitirdi. Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nde uzman olarak çalıştı. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde de Doktora yaptı.

1983'te Araştırma Görevlisi olarak göreve başladığı Gazi üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü’nde 1991'de “Yardımcı Doçent” oldu. 1993'te “Doçent” ünvanını aldı. 2000 yılında da Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Spor Yöneticiliği Bölümü’ne Profesör olarak atandı. 1994-2000 yıllarında aynı bölümde Başkan olarak görev yaptı. Daha sonra Yüksekokul Müdürlüğü görevine getirildi.

Türkiye Badminton Federasyonu Başkanlığı’nı yaptı.  22 Şubat 2011’de aramızdan ayrıldı.

 

 


Sporbilim 2012