Ana Sayfa Hakkımızda Katkıda Bulunanlar İletişim
 
Kongre ve Sempozyum
Yararlı Bilgiler
Spor Bilim
Dergiler
Sağlıklı Yaşam
Spor Kültürü ve Olimpiyatlar
Temel Bilgiler
Toplumsal Boyutlarıyla Spor
 
Yararlı Bilgiler
SPORLA İLGİLİ LİNKLER
MEVZUAT-YÖNETMELİKLER
SPOR SÖZLÜK, FORMÜL VE ÇEVRİMLERİ
REKORLAR
 
 
E-List
  Gelişmelerden haberdar olmak için e-posta listemize kayıt olun.
 
 

SPORDA AMATÖRLÜK VE PROFESYONELLİK

24-SPORDA AMATÖRLÜK VE PROFESYONELLİK

(*) Prof.Dr.Füsun Öztürk Kuter'in Toplumsal Boyutlarıyla Spor isimli kitabından derlenmiştir.

Türk Dil Kurumunun Türkçe sözlüğündeki karşılığına göre amatör, bir işi karı için değil, sırf zevki için yapan kimse, hevesli, meraklı olan, profesyonel ise bir işi meslek edinmiş kimsedir. Günümüzde sporculuğun bir meslek olduğunu kabul etmeyen hemen hemen kalmamıştır. Ancak sporda amatörlük ve profesyonelliğin sınırlarını çizmek oldukça zordur. Yasal olarak amatör gözüken pek çok spor dalında sporcular, toplumda kazancı yüksek kabul edilen meslek sahiplerinden çok daha fazla gelir elde etmektedirler.

Uluslararası Olimpiyat Komitesince uygun görülen bazı gelirler, araç-gereç vb. , kamp ve müsabaka sırasında ikamet, beslenme, ulaşım spor malzemesi, tesislerden faydalanma, antrenman ve sağlık hizmetleri, geleneksel oyun ve yarışmalarda para ve mal şeklindeki ödüllerle sınırlı masraflar karşılığı alınan para ve mallar amatörlüğü engellememektedir (1, 2). Amatör olarak yapılan spor branşlarındaki büyük gelişmeler, gerek sporcu sayısının artması, gerek bu branşlarda seyir zevkinin yaygınlaşması bir sosyal olay olan sporun temel niteliklerinden biri olan rekabet şartlarını arttırmıştır. Spor branşının rekabet imkanlarının artışı ile yarışmaya, rekabete dayanan faaliyetler yatay ve dikey olarak artmaktadır. Bir spor branşı toplumda yaygınlaştıkça, sporu yapanlar arasında profesyonelleşme eğilimi-gizli de olsa-artmaktadır (2, 87). Sporun hemen her dalında ulaşılan teknik ve taktik mükemmellik ile ortaya konulan şaşırtıcı performans düzeylerine erişebilmek için artık sporcunun sadece yaptığı sporla ilgilenmesini zorunlu kılmaktadır. Her gün yapılan uzun süreli antrenmanlar, bunun dışındaki zihinsel hazırlıklar sporcunun başka bir işte çalışarak geçimini sağlamasını zorlaştırmaktadır. Büyük organizasyonlarla izleyiciye sunulan spor müsabakaları ancak belli bir kaliteyi içeriyorsa ilgi çekmektedir. Bunun için de uzun süreli ve çok yönlü hazırlıklar gerekmektedir. Gelinen bu noktada sporcunun sporu meslek olarak edinmiş duruma gelmesi çok normaldir. Yine de amatör ya da profesyonel olmanın kriterleri toplumdan topluma farklılıklar gösterebilir.

Eski olimpiyatların yarışmacıları özgür, yurttaş ve amatördüler. Bugünse, sporu bir yönüyle estetik, teknik ve fizik bir süreç, öteki yönüyle de sporcunun beden ve kişiliği üstünde yoğun etki ve istekleri olan bir meslek durumuna getiren gelişmelerin, yan ürünü olarak, dört ayrı amatörlük türüne gerçeklik verdiğini görüyoruz (3, 43).
 
1-      Spor araç-gereç yapımcılarıyla, yarış düzenleyicilerinden çeşitli biçimde para alanlar. Bu tür amatörlük özellikle uluslararası düzeyde çok sık görülmektedir. Değişik ürünlerin reklam filmlerinde rol alan sporcular da bu kategoride kabul edilebilir.
2-      Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde, üstün sporculara verilen yüksek öğrenim bursları.
3-      Resmi veya özel kuruluşların kulüplerinde yarışan sporcuların bu kurumlarda işçi veya memur kadrosunda gösterilerek maaş ödenmesi.
4-      Sosyalist ülkelerde gelişen devlet amatörlüğü. Bu uygulamada, sporcular öğrencilikleri sırasında beden eğitimi ve spor uzmanlığı gibi ilgili dallara yöneltilmekte, böylece de aktif sporculuk yaşamları sana erdiğinde yetenek ve yetişkinliklerine uygun çalışma alanları bulabilmektedirler.

Günümüz koşullarında “profesyonellik” ve “amatörlük” arasındaki tek fark ödemenin yapılış şekli (3, 44). gibi görünmektedir. Ancak sağlıklı yaşam ya da rekreatif amaçlı spor dışında kalan performans sporunun da hiç bir ödeme almadan yapılması hiç mümkün görülmemektedir. Bu gerçekler içinde profesyonel sporcudan beklenen sadece kendi branşında ustaca davranışlar göstermesi değil, aynı zamanda yaşamının diğer boyutlarında da örnek davranışlar sergilemesi, sporu duyarlı, dürüst ve sorumluluk duyarak kitlelere sunabilmesidir.

KAYNAKLAR
1-  Beden Eğitimi ve Spor IV. Beş Yıllık Kalkınma Planı özel İhtisas Komisyonu Raporu, ANKARA, 1979
2-  Erkal, E. M. Sosyolojik Açıdan Spor, Milli Eğitim Basımevi, Yayın No: 39 ANKARA, 1986
3-  Fişek, K. , Spor Yönetimi, A. Ü. S. B. F Yayınları No: 445, ANKARA, 1980  


Sporbilim 2012